Psikoterapi yöntemim
Kişi merkezli psikoterapi, bireyin kendi iyileşme potansiyeline inanan ve terapist ile danışan arasındaki ilişkinin kalitesini en ön planda tutan bir yaklaşımdır. Seanslarımda bu değişimi ve ruhsal büyümeyi mümkün kılan dört temel ilke vardir:
Koşulsuz Olumlu Kabul: Seans süresince yargılanma, eleştirilme ya da kalıplara sokulma endişesi taşımadan, tüm duygu ve düşüncelerinizle Sizi olduğunuz gibi kabul ediyorum. Yaşadığınız tıkanıklıkları veya semptomları birer "kusur" değil, insan olmanın ve belirli yaşam deneyimlerinin birer parçası olarak görüyorum. Bu koşulsuz kabul, kendinizi güvende hissetmenizin ve öz saygınızı yeniden kazanmanızın temelidir.
Empatik Anlayış: Yaşadığınız dünyayı, zorlukları ve hissettiğiniz acıyı sizin gözünüzden görebilmek adına derin bir empatiyle yaklaşıyorum. Sizi sadece dinlemekle kalmıyor, hissettiklerinizin arkasındaki anlamları ve duygusal tıkanıklıkları sizinle birlikte anlamlandırmaya çalışıyorum. Terapi odasında yalnız olmadığınızı hissetmek, iyileşme sürecinin en güçlü desteğidir.
İçtenlik ve Bağlam (Saydamlık): Bir terapist olarak seanslarda yapay bir profesyonel maskenin arkasına saklanmıyor; gerçek, içten ve dürüst bir duruş sergiliyorum. Bu şeffaflık, aramızda yapay bir hiyerarşi yerine, iki insanın eşit ve samimi bir düzlemde bağ kurmasını sağlar. Güvenli bir bağlam içinde kurulan bu bağ, hayata karşı daha açık ve net bir duruş geliştirmenize rehberlik eder.
Bireysel Gücü Aktive Etme (Öz Kaynaklar): Bu yaklaşımda uzman olan yalnızca terapist değildir; kendi hayatınızın, duygularınızın ve çözümlerinizin asıl uzmanı sizsiniz. Terapinin amacı size hazır reçeteler sunmak değil, sosyal şartların veya algı süreçlerinin getirdiği tıkanıklıkları aşabilmeniz için içinizde zaten var olan değişim gücünü, potansiyeli ve öz kaynakları harekete geçirmektir.